BİZ DE ÖĞRENCİLİK YAPTIK

2012-12-24 11:31:00
BİZ DE ÖĞRENCİLİK YAPTIK |  görsel 1

   BİZ  DE ÖĞRENCİLİK YAPTIK       ‘’Biz de öğrencilik yaptık ama biz taşla sopayla öğrencilik yapmadık. Biz bu ülkede atılan her adıma destek olan gençlik olarak yetiştik" . Sayın Recep Tayyip Erdoğan  26 Şubat 1954'te İstanbul'da doğdu. 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu'ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi'nden de diploma aldı. Üniversiteyi Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi'nde okuyan Erdoğan, bu fakülteden 1981 yılında mezun oldu. ‘’Kurumumuz 1959 yılında İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi haline dönüşmüş, 1982 yılında da gerçekleştirilen düzenlemelerle de Marmara Üniversitesi olarak adıyla Türk Yüksek Öğretim Kurumları arasındaki seçkin yerini almıştır. Marmara Üniversitesi, 1982 – 1983 eğitim ve öğretim yılında dokuz fakülte, bir yüksekokul, bir enstitü ile eğitim ve öğretime başlamıştır. Bugün fakülte sayısı on dörde, yüksekokul sayısı dokuza, enstitü sayısı da on bire yükselmiştir. Üniversitemizde halen açık olan önlisans ve lisans program sayısı 136’dır. ‘’ AKP’nin resmi sitesinde yayınlanan öz geçmişin aksine Sayın Başbakan’ın 1981’de mezun olduğu yüksek okul ,  İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisidir. 1883 yılında kurulan Hamidiye Ticaret Mektebi’nin devamı niteliğinde bir öğrenim kurumu olarak binlerce öğrenci yetiştirmiş bu köklü kurumdan ‘’ mezun olduğunu açıklamaması manidardır. Sadece derslerini düşünen, okuluna gidip gelen , taşla sopayla öğrencilik yapmayan bir öğrenci ... Devamı

ODTÜ

2012-12-24 00:49:00
ODTÜ |  görsel 1

   ODTÜ Fehmi Koru: Polis, 1970'lerdeki gibi orantısız güç kullanıyor. Polisin en güvenilir devlet görevlisi olarak kalması gerektiğini savunan Koru, 'Asıl görev siyasilere düşüyor. Protestolara sert tepkiler vermek yerine kulak verme çabası daha etkili olabilir' dedi. Star Gazetesi Başyazarı Fehmi Koru, ODTÜ’deki protestoda yaşananları “polisin orantısız güç kullanması” olarak nitelendirdi. “Polislerin cop ve ağır silahların yanı sıra sis ve biber gazı taşıdığını” belirten Koru, “Güvenlik güçlerinin ellerindeki silah ve malzemelerinin onlara ciddi bir sorumluluk yüklediğini” söyledi. “Muhtemelen (polislerin) eğitimlerinin ellerindeki teçhizat kadar günün şartlarına uygun olmamasından kaynaklanan bir durum söz konusu” diyen Koru, “1970’lerde öğrenci olaylarına nasıl müdahale ediyor idiyse polis bugün de aynı şekilde davranıyor” dedi.  AKP’nin en büyük destekçisi yazarı  böyle konuşmaya iten elbette öğrencilere yapılan orantısız güç kullanımı olamaz. Fehmi Koru 1970 öncesi yaşananların neticesini çok iyi bildiği için olacaklara karşı iktidarı uyarmakta , böyle giderseniz kendi kampüslerinde demokratik haklarını kullanan evlatlarına uygulanan orantısız güç kullanımı karşısında bir kısım velileri dağa çıkmaya ( ! )  mecbur edersiniz , yahut ta tarihi tekerrür ettirirsiniz demeğe getiriyor.   Başbakan Erdoğan, "Dikkat edin medyada Göktürk 2 uydusundan fazla bu öğrencilerin şiddete dayalı protestosu yer alıyor. Hiç kimsenin bu nasıl öğrenci, bu nasıl bir yönetim ve rektör demiyor. Burası bir üniversite burada yapılan Türkiye ilk kez uzaya bir uydusunu g&o... Devamı

LOOKY LOO

2012-12-17 13:33:00

LOOKY LOO Looky loo : Genel olarak fert başına milli geliri 9.03.2008 de olduğu gibi oynanarak yüzde 37 oranında kağıt üzerinde yüksek gösterilen , adil gelir dağılımının olmadığı , refah payından mahrum edilen emeklilerin sömürüldüğü ülkelerde sıkça kullanılan bir tabirdir. Daha genel ifadeyle , satın almaya maddi gücü yetmeyen sadece zengin vitrinlere bakan müşteri tipine verilen addır ‘’ Looky loo’’ . Ankara’da kışın gezecek yer olmadığından genelde halk , sıcak ve göze hitap eden AVM ( Alışveriş Merkezi) ‘leri tercih etmekte . ‘’ Niye çekiştirip duruyorsun , bir şey almayacağım , seninle vitrine bile bakılmıyor . ‘’ Yandaş olmayınca... ...Kaynak : polatliikdamgazetesi.blogcu.com Devamı

LOOKY LOO

2012-12-17 13:32:00
LOOKY LOO |  görsel 1

   LOOKY LOO Looky loo  : Genel olarak fert başına milli geliri 9.03.2008 de olduğu gibi oynanarak yüzde 37 oranında kağıt üzerinde yüksek gösterilen ,  adil gelir dağılımının olmadığı , refah payından mahrum edilen emeklilerin sömürüldüğü ülkelerde sıkça kullanılan bir tabirdir. Daha genel ifadeyle , satın almaya maddi gücü yetmeyen sadece zengin vitrinlere bakan müşteri tipine verilen addır ‘’ Looky loo’’ . Ankara’da kışın gezecek yer olmadığından genelde halk , sıcak ve göze hitap eden AVM ( Alışveriş Merkezi) ‘leri tercih etmekte . ‘’ Niye çekiştirip duruyorsun , bir şey almayacağım , seninle vitrine bile bakılmıyor . ‘’ Yandaş olmayınca  ; Dudak uçurtan fiyatlara bakmak bile aile içi sorun yaratmakta……’’ Pazar günü de öyleydi . Havanın soğuk olmasına rağmen araç park yerleri tamamen dolu , ‘’ Galiba indirim var ‘’ . İndirim falan yok , çok ödüllü Ankara’da alternatif gezecek yer yok halk ne yapsın .  Looky Loo’luk yapacak. Mağazalar tatil gününe rağmen neredeyse boş , oysa yemek katında lokantalar , fast foodlar da oturacak yer yok . Ödül deyince ; İspanya’da bazı firmalar para karşılığında uluslararası hem sertifika hem de ödül dağıtıyor. ‘’ Dünyanın en kaliteli Zeytin Ödülü ‘’ ‘’ Empresa ‘’ Girişimcilik ödülü gibi. Bastır parayı ödül rekortmeni ol……. Vatandaşların kullandığı tüketici kredileri son beş yılda yüzde 154 oranında artışla 172 milyar liraya ulaşmış. Günü kurtarma peşindeki vatandaşa ‘’ ilaç ‘’ olan bankaların kredili mevduat hesapları da a... Devamı

İTHALATIMIZ VE YERLİ MALI HAFTASI

2012-12-12 15:53:00
İTHALATIMIZ VE YERLİ MALI HAFTASI |  görsel 1

İTHALATIMIZ VE YERLİ MALI HAFTASI Çocuğunun kıçındaki donu dahi Zara dedi. Önüme konulan beş sayfalık ankette gençlerin ABD menşeli malları tercih nedeni sorulmakta . Ekonomik açıdan o kadar geliştik ki , artık İtalyan , Fransız ve ABD yapımı giyim kuşam MARKA olarak gençlerimizin baş tercihi. Oysa tekstilde ülkemiz dünyada söz sahibi….Garip - Gurebanın tercihi ise ucuz , genelde kalitesiz Çin malları . Son 10 senedir ülkemiz tam bir tüketici toplumuna dönüştürüldü . Zaten adım başı açılan AVM’lerde bunun kanıtı. 12-18 Aralık tarihleri arasında Yerli Malı Haftası kutlanır. Bu haftanın hedefi,... ...Kaynak : polatliikdamgazetesi.blogcu.com Devamı

İTHALATIMIZ VE YERLİ MALI HAFTASI

2012-12-12 15:28:00
İTHALATIMIZ VE YERLİ MALI HAFTASI |  görsel 1

   İTHALATIMIZ VE YERLİ MALI HAFTASI Çocuğunun kıçındaki donu dahi Zara dedi. Önüme konulan beş sayfalık ankette  gençlerin ABD menşeli malları tercih nedeni sorulmakta . Ekonomik açıdan o kadar geliştik ki , artık İtalyan , Fransız ve ABD  yapımı giyim kuşam MARKA olarak gençlerimizin baş tercihi. Oysa tekstilde ülkemiz dünyada söz sahibi….Garip -  Gurebanın tercihi ise ucuz ,  genelde kalitesiz Çin malları .  Son 10 senedir ülkemiz tam bir tüketici toplumuna  dönüştürüldü . Zaten adım başı açılan AVM’lerde bunun kanıtı.    12-18 Aralık  tarihleri arasında Yerli Malı Haftası kutlanır. Bu haftanın  hedefi, yerli tüketimin bilinçli olarak artmasıdır. Bu amaçla zamanın başbakanı İsmet İnönü 12 Aralık 1929'da yaptığı konuşmayla yerli malı kullanmanın ve tutumlu olmanın öneminden bahsetti. 1946 yılından itibaren Yerli Malı Haftası olarak kutlanmaktadır. 1983 yılında adı Tutum, yatırım ve Türk malları haftası olarak değiştirilmiştir. Yerli Malı Üstüm, başım, İçim, dışım. / Ayakkabım yerli malı... Vatanını seven insan, / Yerli malı kullanmalı….. Çeşidi az olsa bile, / Yerli malı, vatan malı Başka türlü düşünenler / Varlığından utanmalı. Hakkı SUNAT   Sayın Başbakan’ın 10 yıllık iktidarı döneminde ağzına almadığı ikinci kelime ise  İTHALAT ‘tır. Hep bu kelimeyi söylemekten kaçınır , sadece Başbakan mı , sabahın köründe TV8’de Erkan Tan’ın programına çıkan tanıdık birkaç AKP’li vekilde ithalat kelimesini ağızlarına almazlar. Efendim ithalat ? Hamdolsun 2012’de ihracatımız 150 milyar dolara ulaştı , oysa 2002 ‘de … Efendim ithalat , cari açı... Devamı

MAL PARA VE FAKİRLEŞEN HALK

2012-12-11 09:24:00

   MAL PARA VE FAKİRLEŞEN HALK    ''Ücretler enflasyon karşısında erimedi'' Erdoğan, ücretlerin hiçbirinin enflasyon karşısında erimediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Enflasyonla mücadelede sağladığımız başarının bir eseri olarak, ücretlerin alım güçleri ciddi oranlarda arttı. 2002 yılında asgari ücretin tamamıyla, 143 litre süt alınabiliyordu, bugün 316 litre süt alınabiliyor. 2002 yılında asgari ücretle 82 kilo kuru fasulye alınıyordu, şu anda 142 kilo alınabiliyor. 2002 yılında asgari ücretle 181 kilo ekmek alınabiliyordu, şu anda 289 kilo ekmek alınabiliyor. 2002 yılında asgari ücret bin 146 kilovat saat elektriğe tekabül ediyordu, şu anda 2 bin 72 kilovat saat elektriğe karşılık geliyor. Asgari ücret 2002'de 492 metreküp doğalgaz alabilirken, bugün 701 metreküp alıyor. Aynı şekilde asgari ücret 8,7 adet tüp alabilirken, bugün 11 tüp alabiliyor. ‘’   Sayın Başbakan ücretlerin enflasyon karşısında erimediğini , bilakis asgari ücretlinin satınalma gücünün arttığını ileri sürerek  ‘’ Erdoğan’dan Masallar’’ başlığı altında halkı uyutmaya devam etmekte .   Hergün kullanmakta olduğumuz para ; her mal veya kıymeti satın alma gücü olan bir varlıktır. Para, üretici ve tüketicilerin piyasalarda karşılaşarak alış veriş yapabilmelerini sağlayan değişim aracıdır. Bilimsel olarak para, devletçe bastırılan, mal ve hizmet satın alma gücü olan ve herkes tarafından kabul gören bir mübadele (değişim) aracıdır. Para toplumda ortak bir değer ölçüsüdür. Her ülkenin değer ölçüleri farklı olabilir. Para aynı zamanda bir yatırım ve tasarruf aracıdır. Bu tan... Devamı

YÜZBAŞI DREYFUS'LARIMIZ

2012-12-06 14:46:00

   YÜZBAŞI DREYFUS’LARIMIZ   Yahudi Yüzbaşı Dreyfus Fransa’nın Genelkurmay Karargâhı’nda görevli iken  25 yaşındayken tutuklandı. Suçu , Alman Askeri Ateşesi Schwartkoppen’e bazı gizli resmi bilgileri vermekti. Yahudi kökenli Yüzbaşı Dreyfus , Fransız kamuoyunun anti – semitik duygularının had safhada olmasının yol açtığı basın baskısı sonucu peşin olarak suçlu ilan edildi. (  Bizde de bölücü basının Alevi Yurttaşlara karşı yürüttüğü kampanya sonucu 23 Yaşındaki Teğmen tutuklanmadı mı ? Deniz Öğr.Yrb. Ali Tatar intihar etmedi mi ?  )   Yüzbaşı Dreyfus 1894 yılı Aralık ayı başında yargılanmaya başladı. Savcının , mahkemeye sunabileceği kesin bir delil yoktu. Tek delil , Alman askeri ateşesi Schwartkoppen’in evindeki çöp kutusunda bulunan not ile imzasız ihbar mektubuydu . ( O zamanda henüz cep telefonu olmadığından 1 dakika 5 saniyede sanık telefonuna 139 adet yasa dışı örgüte ait  rehberin SEHVEN ( ! ) yüklenmesi mümkün olamazdı ) . Nottaki yazının Dreyfus’un olduğu iddia edildi. Dreyfus , kendisine ait olmadığını söyledi, ama kimseyi inandıramadı. Yargıçlar , Dreyfus’un savunmasını neredeyse hiç dinlemeden hükmü verdi . 22 Aralık 1894’te , yargıçların oy birliğiyle vatana ihanet suçundan Dreyfus müebbet hapse mahkum edildi. Bir süre sonra askeri ordu istihbaratının başına getirilen Binbaşı Georges Picquart , Dreyfus dosyasını yeniden inceledi . Çöp kutusunda bulunan notun Walsin Esterhazy adında bir subaya ait olduğunu ortaya çıkardı. Mahkeme bu itirazı dikkate almadı . Üstelik , istihbaratçı Binbaşı Picquart’ı görevden aldı . ( Bizde ezber bozan Hanifi Avcı’nın başına gelenler gibi ) .   B... Devamı

NAMUS BEKÇİLERİ

2012-12-04 13:24:00
NAMUS BEKÇİLERİ |  görsel 1

NAMUS BEKÇİLERİ Genelkurmay Başkanı Necdet Özel soruşturma talimatı vermiş. Bir ay sonra , kendisine emanet edilen askeri ; ordudan atılırken değil , intihardan sonra kamuoyunun tepkisi nedeniyle aklına geliyor ve bakın bakalım bu Dünyalar Güzeli Üsteğmeni geride gözü yaşlı anne , aile ve bir çocuk bırakarak ordudan atılması nedeniyle intiharını araştırın diyor . Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, "Asker Hakları" adıyla yürütülen sivil girişimin başvuruları üzerine askerlikte kötü muamele ve intiharları görüştü. Komisyon Başkanı Üstün, son 2,5 yılda 175 er ve erbaş, son 10 yılda 934 erbaş ve erin intihar ettiğini, şehit sayısının ise 2,5 yılda 233... ...Kaynak : polatliikdamgazetesi.blogcu.com Devamı